HANCI
Gurbetten gelmişim,
yorgunum hancı!
Şuraya bir yatak ser
yavaş yavaş....
Aman karanlığı
görmesin gözüm,
Beyaz perdeleri ger yavaş
yavaş...
Sıla burcu burcu ille
ocağım..
Çoluk çocuk hasretinde
kucağım
Sana her şeyimi
anlatacağım,
Otur başucuma sor yavaş
yavaş...
Güç bela bir bilet
aldım gişeden,
Yolculuk başladı
Haydarpaşa 'dan...
Hancı, ne olur, elindeki
şişeden
Bir kaç yudum daha ver
yavaş yavaş...
Ben o gece hem ağladım
hem içtim,
İki gün diyardan
diyara uçtum
Kayseri yolundan Niğde'yi
geçtim,
Uzaktan göründü Bor
yavaş yavaş...
Garibim, her taraf bana
yabancı,
Dertliyim çekinme,
doldur be hancı!
İlk önce kımıldar
hafif bir sancı,
Ayrılık sonradan kor
yavaş yavaş...
Bende bir resmi var
yarısı yırtık,
On yıldır evimin
kapısı örtük...
Garip birde sarhoş oldu
mu artık
Bütün sırlarını der
yavaş yavaş...
İşte hancı! ben her
zaman böyleyim,
Öteyi ne sen sor ne ben
söyleyim?
Kaldır artık, boş
kadehi neyleyim?
Şu benim hesabı gör
yavaş yavaş...
Bekir Sıtkı Erdoğan
***
YOSMA
Bir yar sevdim, etekleri
yeldirme,
Yeldirir sallanı sallanı
kafir...
Sakın dedim, kimselere
bildirme!
Bildirir sallanı sallanı
kafir...
Ağına düşmüşüm
artık çarnaçar,
Ben ondan kaçamam, o
benden kaçar.
Ağlasam, çapkınca
karşıma geçer,
Güldürür, sallanı
sallanı kafir...
Hesabı, kitabı
şaşırdım çoktan...
Bu bir işve değil,
beladır haktan!
Aklıma düştü mü gece
yataktan
Kaldırır, sallanı
sallanı kafir...
O çeşmeye gelir, sabrım
son hadde.
Cilve kitabına girmez bu
madde!
Bir küçük testiyi
yarım saatte
Doldurur, sallanı
sallanı kafir...
Sıtkı'm olan olmuş bize
alemde,
Aşığa kurtuluş yoktur
bu demde.
Görmesem ölürüm, fakat
görsem de,
Öldürür, sallanı
sallanı kafir!..
Bekir Sıtkı Erdoğan
***
RÜZGAR SAATLERİ
Gel benim ruhumun gerçek
sesi gel
Yıllardır sönmeyen
alevim, korum
Gel benim ömrümün
hikayesi gel
Şiirim, sonsuzum,
gerçeğim, zorum
Gökle yerin birleştiği
kavşakta
Seni bulup bulup
kaybediyorum.
İlkin rüzgar değil
sanki nefesti;
Bir kez başlayınca
estikçe esti...
Sonra bir upuzun
karanlık bastı;
Sürdü hep aynı düş,
hep aynı yorum
Şimdi duraklarda her
akşam üstü
Seni bulup bulup
kaybediyorum.
Yitiksin baharlar,
güzeller içinde
Resimler,baharlar, sözler
içinde
Bazen bir iz görüp izler
içinde
Cevap umusuyla titriyor
sorum
Sonra en tanıdık yüzler
içinde
Seni bulup bulup
kaybediyorum...
Bekir Sıtkı Erdoğan
***
KIŞLADA BAHAR
Kara gözlüm efkarlanma
gül gayrı
İbibikler öter ötmez
ordayım.
Mektubunda diyorsun ki
"gel gayrı"
Sütler kaymak tutar
tutmaz ordayım.
Ah çekerim resmine her
bakışta
Bir mahzunluk var o boyun
büküşte
Emin ol ki her sigara
yakışta
Sanki duman tüter tütmez
ordayım.
Mor dağlara karargahlar
kurulur
Eteğinde bölük bölük
durulur.
On dakika istirahat
verilir
tüfekleri çatar
çatmaz ordayım.
Dağlar taşlar bu
hasretlik derdinde
Sabır sebat etmez gönül
yurdunda
Akşam olur tepelerin
ardında
Daha güneş batar batmaz
ordayım.
Aramıza dağlar girmiş
koskoca
Meraklanma gönlüm
dağlardan yüce
Bir gün değil, beş gün
değil , her gece
Yatağıma yatar yatmaz
ordayım.
Bahar geldi koyun kuzu
koklaştı
İki aşık dört senedir
bekleşti
Kara gözlüm düğün
dernek yaklaştı
Vatan borcu biter bitmez
ordayım
Bekir Sıtkı Erdoğan