DESEM Kİ
Desem ki vakitlerden bir
nisan akşamıdır
Rüzgarların en
ferahlatıcısı senden esiyor
Sende seyrediyorum denizlerin
en mavisini
Ormanların en kuytusunu
sende görmekteyim
Senden kopardım çiçeklerin
en solmazını
Toprakların en bereketlisini
sende sürdüm
Sende tattım yemişlerin
cümlesini
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin.
Desem ki...
İnan bana sevgilim inan
Evimde şenliksin bahçemde
bahar
Ve soframda en eski şarap
Bırak ben söyleyeyim
güzelliğini,
Rüzgarla nehirlerle,
kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi fark edemezsen
Rüzgarların nehirlerin
kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme müsterih
ol
Kabirde böceklere
ezberletirim güzelliğini
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi
gök kubbede
Hatırla ki mahşer
günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni
arıyorum.
Cahit Sıtkı TARANCI
FANİ DÜNYA
İlk günden
alıştığımız emektar aydınlık,
Anne yüzünde, dost
yüzünde,evlat yüzünde;
Her sabah başlayan şeye
doymadık,
Düşümüz gerçeğimiz ne
varsa yeryüzünde.
Gökyüzü belledik şu
ürperen maviliği,
Başımız darda kalınca el
açtığımız yer;
Gökyüzüdür avutan
akıllıyı deliyi,
Gökyüzünde bulutlar
uçurtmalar ümitler.
Her mevsimiyle insanı ayrı
ayrı saran,
Bunca güzelliği nasıl
koyup gideceğiz;
Yaman çalacak o çalmayası
saat yaman,
Geçmiş ola bir kez yumuldu
mu gözlerimiz.
Cahit Sıtkı TARANCI
***
ABBAS
Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu
akşam,
Kur bakalım çilingir
soframızı,
Dinsin artık bu kalp
ağrısı,
Şu ağacın gövdesinde
olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu
gece:
Görünsün şöyle
gönlümce.
Bas kırbacı sihirli
seccadeye,
Göster hükmettiğini
mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi
Beşiktaş' tan
Yaşamak istiyorum
gençliğimi yeni baştan.
Cahit Sıtkı TARANCI
ÖLÜMDEN SONRA
Öldük, ölümden bir
şeyler umarak.
Bir büyük boşlukta bozuldu
büyü.
Nasıl hatırlamazsın o
türküyü,
Gök parçası, dal demeti,
kuş tüyü,
Alıştığımız bir şeydi
yaşamak.
Şimdi o dünyadan hiç bir
haber yok;
Yok bizi arayan, soran
kimsemiz.
Öylesine karanlık ki
gecemiz
Ha olmuş, ha olmamış
penceremiz;
Akar suda aksimizden eser yok
Cahit Sıtkı TARANCI
***
GÜN EKSİLMESİN
PENCEREMDEN
Ne doğan güne hükmüm
geçer,
Ne halden anlayan bulunur ;
Ah, aklımdan ölümüm
geçer ;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu
nur.
Ve gönül Tanrı' sına der
ki:
-Pervam yok verdiğin
elemden:
Her mihnet kabulüm, yeter
ki,
Gün eksilmesin penceremden
Cahit Sıtkı TARANCI
***
BAHAR GELİYOR
Damlardaki kar, saçaklardaki
buz ,
Kanı kaynayan suya dar
geliyor.
Haberin var mı? Oluklardan
Akan su sesinde bahar
geliyor.
Duy güneyden estiğini
rüzgarın ;
Göreceksin neler olacak
yarın.
Yuvada çırpınan yavru
kuşların
Uçmak hevesinde bahar
geliyor.
Cahit Sıtkı TARANCI
SERENAD
Kimdir bana gülümseyen
yeşillik balkonundan
Demek gecelerden sonra
nihayet gün doğuyor.
Bir gülüşündü gençliği
döndürdü yolundan;
Yanan şu alnım elinin
gölgesiyle soğuyor.
Güzelsin ya, ne olursan ol,
girdin hikayeme;
Çok değil evi barkı unutup
sana uyduğum,
Ancak sen tazelikte gül
yaraşır pencereme;
Uykusuz gecelerimde kokusunu
duyduğum.
Eğil bak suya, ordadır
güzelliğin, gençliğin.
Sen gel beni dinle,
günlerimiz heba olmasın
Yorgun başımı göğsünde
emniyette bileyim;
Artık taslarımız ayrı
çeşmelerden dolmasın.
Cahit Sıtkı TARANCI
***
AŞKIMIZ
Zulmü pek çok insafı az
Hayata karşı aşkımız
Ne etseler ki çatlamaz
Bir sabır taşı aşkımız.
Samanlık seyran dediğin
Aşkımız aşk ile zengin
Dünyada her güzelliğin
Yol arkadaşı aşkımız.
Alın yazım alın yazın
Yıldızım oldu yıldızın
Temeli sağlığımızın
Her şeyin başı aşkımız
Cahit Sıtkı TARANCI